Hayat bir reklam filmi olsaydı şöyle olabilirdi mesela:
''Şükretmeyi bilmiyor musun? Çok mu sabırsızsın? Rahat mı batıyor?....Üzülme... Hemen Hayatbank'ı ara, Beter ol! Bol faizli haliyle hepsini size yaşatıyor, acı acı öğretiyor, kıymet bildiriyoruz! Peşinat yok, kefil yok.. En sonunda kefen var.'' :)
***
Normal, sağlıklı bir insanın hayatının 80-85 yıl olduğunu varsayarak şöyle bir dönem bölümlemesi yapacağım. Şarkılar eşliğinde:) ( Ben kendimi pek dünyaya ait hissetmediğimden dolayı 60'ı geçemem herhalde, o da ayrı..)
Anca 5 yaş civarlarında daha şuurlu davranışlara başladığımızı farzedersek;
5 -15 arasını Birinci bölüm sayabiliriz.. Önemli olan sadece yeni spor ayakkabılar..
'' Aboneyim abone,
Biletleri cebimde...''
Bundan daha saçma ve boş bi zaman dilimi olamaz. Rezil ötesi:) Dünyanın en gereksiz soruları, cevapları ve talepleri o yaşta olur. O talepler yüzünden ağzının ortasına çarpılası olup, ona rağmen yine de idare edildiğin için çevreye verdiğin zarar da cabası. ''Berkecan'ın okul çantası şimşek mekkuin'li , benim niye değil?/Sudenaz'ın annesi oje sürmesine izin veriyor, sen niye vermiyorsun? '' ile başlayıp,
''of anne yaaa, odamdan çıkar mısııın? / hayır, sigara falan içmedim, üstüme gelmesene artıığğğkk'' ile devam eden isyanların sürüp gittiği yıllardır onlar... Halbuki hep Şirinler'i gördüğümüz zamanlardır. Bunun değerini ancak Gargamel'le yüzleşmelere başladığımızda farkederiz!
15-25.. İkinci bölüm.. Olayı ufaktan anlamaya başlama dönemi.
''Akdeniiiz akşamlarııı,
Bir başkaa oluuyoorr''
Asıl gişeyi bu dönemin filminde yaparsın. Yaşam boyu ''vay efendim öyle olmasaydı da şöyle olsaydı, ben şimdiye şöyle şöyle olmuştum. o şeyi öyle şeetmeseydim, kesin başka şeyler şeetmiştim'' vb.. cümlelerle 80'e kadar adından söz ettirecek, en kararlı davrandığın şeyin sonradan belki de en buyuk pişmanlığa dönüşeceği, kimsenin seni anlamadığını sandığın o birinci bölümde aslında kendinin bi mok bilmediğini idrak ettiğin, fakat yine de olayları bir türlü kontrol edemediğin, ömrün boyu hep ''ahh, geri dönebilsem'' diyeceğin bölümdür bu. O geri dönme isteği genç olmayı özlemekten dolayı değil; tekrar o yaşa gidip 'yapmadıklarını yapmak, yaptıklarını da yapmamak' üzere 2. şans istediğinden'dir. Fakat artık 'geçmiş olsun'dur :)
25-35.. Üçüncü bölüm.. 'Hayırlısı olsun' dönemi.
''Kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum. Eyvah ''
Bu dönemin başlarında, 'bir düzen oturttum, kendimi ve insanları daha iyi tanıdım, farkındalığım çok arttı' falan sanırsın. Evet, artık ne istediğini biliyorsundur fakat hepimizin de bildiği gibi hayat sürprizlerle dolu! ''Aman hayat boş, ben artık her türlü zorluğa karşı dayanıklıyım, güçlüyüm, yeter ki sağlığımız yerinde olsun'' dediğin noktada, 'hmm, du bakalım bu çokbilmiş gerçekten böyle mi düşünüyor?'' diye illa ki birkaç test daha yollanır sana yukardan:) Sabır sınırlarını zorlayan hatta bazen aşan, iyimserlikle kötümserliğin, paylaşımcı ruhla bencilliğin, vicdanlı olmakla acımasızlığın, dürüstlükte yalanın arasında gider gelir, uçtan uça gitmekten heba olabilirsin.. Benim gözlemlerime göre o arada ne oturttuysan ondan sonra da 'O' oluyorsun artık! Malum, insanoğlu değişmez, gelişir. İşte o zamanlarda gelişimini tamamlamış oluyorsun çoğunlukla..
35-45.. Dördüncü bölüm.. ''Boşveeer, dert etme!' dönemi
''Yok bir sitemim,
Hayatta herşey kısmet..''
(*Ben ''öz'' manada hiçbirine sahip değilim malesef, kıymetini bilin.. ''yerine'' olanlara şükür tabi...)
45-55.. Beşinci bölüm.. 'Ay valla yaşlanmaya başladık be Mücella'.. dönemi
''Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?
Kimbilir ne bekliyor, kalır mıyım ölür müyüm?..''
En büyük arzumuz zamanın ağırlaşması olmaya başlar. Malum, mortgage kredisi yeni bitmiştir, hayatını yaşamaya daha yeni başlayacaksındır:) ATM den emekli maaşını çekip, Hayriye'ye oturmaya gideceksindir ya da Hasan abiyle balığa çıkacaksındır falan.. Belki de dünyayı gezeceksin..Bu ve benzeri şekillerde, bütçeye göre değişen az ve öz planların olur..
55-70.. Altıncı bölüm.. 'Yakın gözlüğüm nerde?'..dönemi
''Hiç bir kere hayat bayram olmadı ya da,
her nefes alışımız bayramdı ''
Un eleniiir, elek asılıır..
70 ve ötesi.. Yedinci bölüm.. 'İnşallah, maşallah, hafasanallah, laa ilahe illallah..' dönemi
'' Dönülmez akşamın ufkundayım
Vakit çok geç...... ''
Eh, fazla diyecek bir şey yok! Kaybettiğimiz -ya da hiç tanışamadığımız- sevdiklerimizle kavuşma zamanlarıdır artık.... Adios Mariaa...
Hayat size hep gülsün.
Sevgiler,
NeclaK

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder