17 Aralık 2015 Perşembe

Mirasım sevgi..



Ben Necla. Hem hiç büyüyemeyen bir kız çocuğu, hem çok erken yaşta olgunlaşmış bolca yükü olan kocaman bir kadınım. Sevgi doluyum. Ve aynı zamanda da bu doluluğumu herkese ve herşeye aktarma isteğiyle doluyum. Çok birikip içimde kalınca hastalanırım..

Gökyüzünü severim, her rengini ayrı güzel bulurum. Mavisinde umudu, grisinde hüznümü yaşarım.
Ağaçları severim. Onları hep sağlam ve güçlü tutan köklerini, hassas ve narin dallarını, yapraklarını, mağrur duruşlarını..
Denizleri severim. Durgunkenki huzurunu, coşkunken verdiği heyecanı, izlerken onla beraber akıp giden düşüncelerimi..
Geceyi ve yıldızları severim. Onlardan gelen işaretleri. İçlerinde saklı sırlarını..
Rüzgarı severim. Ilık eserken dinginliğini, sertken beni kendime getirişini..
Kuşları severim. Kanat çırpışlarını, bağımsız ruhlarını, onlarla gözgöze geldiğimde bana anlattıklarını..
Boğazdan geçen büyük gemileri severim. Tüm gücüyle ağır ağır süzülüşünü, taşıdığı onca yükle sağlam ve  kararlı ilerlemesini ve o heybetine rağmen manzaraya kattığı inceliğini..

***

İnsanları severim. Kalpleri güzel olanlardan geçen enerjiyi..
Ve hayvanları severim. Merhamet bekleyen masum bakışlarını..

Çiçekleri severim. Güllerin göz alıcılığını, papatyanın saflığını. Çeşit çeşit renklerdeki kasımpatıları..
Çayı severim bir de. Sevdiğimle içilenini en çok.. Su gibi, ekmek gibidir benim için..
Çocukları severim. Onların çıkarsız dünyalarını, tertemiz yüreklerini, saf cümlelerini, güzel yüzlerini..
Yaşlıları severim. Bilge olanlarını. gülümseyenlerini. tecrübelerini paylaşıp yol gösterenlerini..

Kelimeleri severim. En çok da aşktan bahsedenleri. Eksik parçaları tamamlayanlarını. İçinde yalan olmayanlarını. Boşlukları dolduranlarını..

İşte o küçük kız olan Necla'ya içindeki bu sevgi potansiyeli hiç tanıyamadığı canı babasından mirastır. Fakat büyük bir kadın olan Necla'nın o 'can'ı çok erken göçüp gittiği için olsa gerek, ne kadar çok sevdiyse o oranda yarım kalmıştır sevilmeleri...

''İnsan için baba sığındığı limandır'' derler ya, ben ya o limana varamadan alabora oldum, ya rotayı şaşırdım, ya da tam yanaştım derken kıyıya çarptım hep. Neyse ki; nihayetinde kavuşacağımızı biliyorum. Yani elbet bir gün ben de o limana sığınacağım..

***

Doğum günün kutlu olsun babacım. Her 17 Aralık'ta yanına gelip sarılarak kutlayabilmeyi arzularım, biliyorsun.  Fakat ben bunu yapamasam da sen beni duyuyorsun, görüyorsun, hissediyorsun bence. Bu da beni biraz olsun avutuyor..
Sen doğmasaydın ben de olmazdım. Ya da başka bi şekliyle; ben olmayacak olsaydım belki sen de olmazdın di mi? Bunların sebeplerini sadece Allah biliyor. Benim bildiğim; sanırım sen yaşamımda yanımda olsaydın ben bu kadar güçlü olamayacaktım.. Ahh keşke olsaydın da ben zayıf kalsaydım ve hiç öğrenemediğim o 'koşulsuz sevgi' hissini bu dünyada da tatsaydım. Omzuna yatsaydım. Omzumdakileri hafifletebilseydim...

Nurlar içinde yat..

***

Bu dünya aslında acılarla dolu kocaman bir yalan da olsa, canlı-cansız tüm varlıkları, bu muhteşem doğayı ve bolca nimeti yaratıp bizlere bu şöleni sunup yaşatan yüce güce, Rabb'e şükür olsun. O bizi kendi sevgisinden ayırmasın..

Ve bu dünyaya kalacak miraslarımız 'tamamlanmış sevgi'ler olsun inşallah..


NeclaK