Bazı insanlar herşeyi hatırlar. Bazıları da sık sık dün ne yediğini bile unutur. İşte ben o ikinciyim:/ Hatta şu anda bunu yazarken ''hakkaten, dün öğle yemeğinde ne vardı?'' dedim içimden ve ancak 15 dakika sonra hatırladım. Hem de en sevdiklerimdendi :)
Tabi bu unutma halleri büyük bir sorun halinde değil hayatımda. Çok şükür şuurum yerinde ve hala tüm sorumluluklarımın farkındayım. Adımı, adresimi falan hatırlıyorum yani:) En azından şimdilik;))
Sadece günlük yaşamımla ilgili, anlık olaylara dair kısmı giderek çoğaldı.
- Aaaa, tüh! markete uğrayıp yoğurt alacaktım.
- Hay Allah ya, şarj aletini ofiste unuttum.
- Vay anasını, yine Akbil'i doldurmadım.
- O gün gittiğimiz restoranın adı neydi?
- Neydi o film? Hani şu bilmemne dizisindeki yakışıklı oynuyodu? ...gibi.....
***
Geçmişteki -iyi ya da kötü- bir çok anım beynimde kazılıdır. Unuttuklarım da çoktur tabi ama belli ki iz bırakmadığındandır. Zaten hiçbir zaman öyle zehir gibi güçlü hafızaya sahip tiplerden olmadım, orası kesin.
100 yıl önce yaşanmış bir günden bahsederken, ''O gün sen kırmızı elbise giyiyodun, ben bilmemne içmiştim, yolda komik bi tip görmüştük, o ağacın altında buluşmuktuk'' falan gibi detayların replikleri pek bana ait olmaz. Benimki daha çok ana tema üzerinedir:) Bir de duygularla ilgili yoğunluk seviyem üzerine. Çok fazla gülmüş ya da ağlamışsam. Çok heyecanlanmış ya da çok fazla mutlu olmuşsam. Çok canım yanmış ya da fazla üzülmüşsem.. vs..
Sonuç olarak; günlük hayatımda gerekli olan kadar, hatta iş hayatımda da bunun biraz daha üstünde bir kapasitem vardı hep. Ne oldu, ne ara bu noktaya geldim bilemiyorum. Sonuçta henüz gencim, yaşla ilgili bir sorunum olmadığı kesin. Dikkat dağınıklığı, odaklanamama, bazı sıkıntı ya da üzüntülerle beyni fazla meşgul etme vb. sebeplerden olduğunu düşünüyorum. Çağımızın klasik sorunlarından yani. Belki de benim hard disk'e toz kaçmıştır:) Ya da bir türlü çöpe atamadığım büyük yer kaplayan bazı kayıtlar yüzünden, yeni bilgilere yer açılamıyor olabilir mi ??
***
Bazen yeni tanıştığım insanların adlarını 3-5 karşılaşmadan sonra ancak hafızaya kaydediyorum. Bazen de, 'hafta sonu birine sözüm vardı ama neydi acaba' diye cep telefonumun hatırlatmasına bakıyorum. Oraya başvuracağımı bildiğim için önceden yazmış oluyorum malum:) Allahtan sözlerine sadık bir insanım, en azından bir sözüm olduğunu unutmuyorum. Konuyu unutabiliyorum sadece:)
Bazen de eski dostlarla, ailemle vs. geçmiş hakkında birşeyler konuşurken, hiç o günü yaşamamışım, mevzuya hiç dahil olmamışım gibi dinliyorum:) Repliklerim genelde:
''- Valla mıı?
- Öyle mi yapmıştım?
-Haaa, birazcık hatırladım sanki?'' şeklinde oluyor.
Hatta; - Hadi yaa, ben o sıra o çocukla mı çıkıyodum hakkaten?'' e bile vardığı olur :) Tabi aşık olduğumu unutmam, o ayrıı.. Tamam eskiden biraz flörtözdüm belki ama aşk başka şey sonuçta, o az sayıda oluyor. Hem ünlü düşünürümüz İbrahim Erkal abimiz ne demiş: ''Unutma! Unutulanlar, unutanları asla unutmazlar.'' :))
Ama inceliklere dair olayları hiç unutmam. Belki de kendimle ilgili olanlarda dağılmam biraz da bu yüzden. Önceliğim: sevdiklerimi gülümsetmek, gönül almak, bağları zedelememek, kimseyi azcık da olsa üzmemiş olmak, birlik, beraberlik, kardeşlik falan filan.. ''Ben'' değil yani. Belki daha az üzülmek için öyle olmalı aslında.. Ama değil, olamadı..! Doğum günlerini hiç unutmam mesela. Bir de beni arayanı yanıtlayamadıysam sonra geri dönmeyi...
Bunlar bazen insanlık hali olmakla beraber, süreklilik halindeyse kişilere verdiğin değer ve/veya duyduğun saygı ile doğru orantılıdır diye düşünürüm. Kendime yapılmasını istemediğimi başkasına yapmamak üzerine kurulu bir hayat görüşüm olduğundan dolayı bu tip mevzulara hassas bakarım..
Başkalarının hassas olduğunu düşündüğüm konularda da kendilerine hassas yaklaşmaya çalışırım. Zaten ölümüm bu hassasiyet zincirlerinden olacak herhalde:) Sahip olduğumun ve verdiğimin en fazla %10'unu geri alıyorumdur :/ Pofff.. Bazen diyorum ki ; Herşey bir rüya olsa / Unutarak uyansam :)
***
6 ay önce taşındığım apartmanda kaçıncı katta oturduğunu bilmediğim bir amca var. Dış kapıda her karşılaştığımızda gülümseyerek bir 'merhaba' diyor kendisine yol veriyorum ve peşinden içeri doğru girerken her seferinde bana dönüp : ''Merhaba yavrum, sen 2 numaraya taşınan kızdın di mi?'' diyor. Evet diyorum, bir sonrakinde yine soruyor, sonrakinde yine..... ve yine... hiç boş geçmedi sağolsun:))
Yaşamım içinde ''İnsanın korktuğu başına gelir'' sözünü çok teyitlemiş biri olarak bu durumdan korkmamaya çalışıyorum!:) Ama ben o duruma gelirsem 'merhaba yavrum' la kalmam. Sohbetim uzundur yani. Vay haline o kiracı çocuğun o zaman:))
Dediğim gibi, aslında halim çok da fena değil. Sadece eskiye oranla düşüş var, ona alışamıyorum. Kendimden beklentim daha yüksek olduğu için kendi gözüme batıyorum herhalde?:) Uzmanlar ceviz ve balığı bol yiyin diyor. Onları artık daha fazla dinlemek lazım herhalde. Zira; yıllar bazen çok acımasız ;)
O zaman unutmadan size hemen bir film ve bir tiyatro oyunu önerisi yaparak yazımı bitireyim bari:)
Sevgiler..
NeclaK
* Geçtiğimiz hafta bir arkadaşım güzel bir jest yaparak bizim için İş Sanat'ta sergilenen Shakespeare'in 12.GECE adlı oyununa bilet almış. Bir kısmı profesyonel, bir kısmı da İş Bankası mensubu olan amatörlerden oluşan bu ekibin her biri çok başarılı oyunculuklar sergiliyordu. Ve oyun da çok akıcı ve eğlenceliydi. En güzel yanı da; tüm gelirini çocuklar yararına vakıflara bağışlıyor olmaları. Onları tebrik ediyor, herkese öneriyorum.
* Bir de, yine bir arkadaşımın şiddetli tavsiyesi üzerine bir DVD izledim haftasonu. Adı: YERDEKİ YILDIZLAR Orjinal adı: Taare Zameen Par. Hikaye etkileyici ve çok duygusaldı. Ama öyle normal duygulandırıp ağlatanından değil, hıçkırarak ağlatan cinsten:( Tabi, bu kısmı mevzuya olan duyarlılığınız ve yoğunlaşmanızla alakalı.. Kesin olan; başroldeki o küçük tatlı çocuk sizi hem güldürecek, hem hüzünlendirecek.. Mutlaka izleyin!
* Kendime tavsiyem ise Ata Demirer'in dört gözle beklediğim ve bugün gösterime giren 'Eyvah Eyvah 3' filmi:) Galaya gidenlerden okuduğum yorumlar muhteşem. Zaten serinin ilk ikisine bakarsak benim tahminim de o yönde.. Eşlik edecek birini bulduğum ilk fırsatta gidip göreceğim.




