13 Ocak 2014 Pazartesi

Kötüyüm ben!



İki kişi birbiriyle bir iletişim problemi yaşasa, ikisinin de fikri; kesinlikle kendisinin doğru olduğudur! Yanlış davranan mutlaka diğeridir. Bu kesindir.. öyledir.. 'değişmez'dir..!
Bu sebeple de arada bir de ''kendimle azcık bi yüzleşsem mi?' demek gereksizdir.! Çünkü, -her iki taraf için de- kendisinin her sözü ve davranışı, iyilik, vefa, anlayış zeminine kuruludur. Bir yanlışı yanlışlıkla yapma ya da yanlış anlama olasılığı bile yoktur:) Malum; her detayı düşünür ve hep empati ile yaklaşır ve her şeyin farkındadır o!

***

E peki kime sorsak böyleyken, gerçek hatalı kim? Herkes bu kadar iyiyken, her olaya güzellikle yaklaşıyorken, bu çatışmalar nasıl yaşanıyor? Kaynağı kim? O şarkılarda türkülerde bile sık sık geçen 'dil yara'ları nasıl açılıyor? Ve hangi mükemmel(!) davranışıyla üzebiliyor insanlar birbirini?

Başka bir deyişle; kim o Gargamel yahu ?

Tabi ki benim o!
Evet doğru duydunuz, o aranan 'kötü insan' benim.! Hepiniz o kadar iyisiniz ki, bazen sıkıcı olmaya başlıyorsunuz. Ve ben de arada bir bu tatlı gidişe biraz dur demek için hemen Erol Taş gülüşümü takınıp ortaya çıkıyorum ve problem çıkarıyorum. Nı ha ha haaa!:P Çünkü Şirinler'den nefret ederim! Hem bence, bu kadar muhteşemlik bu dünyaya fazla !

***

Ben, her eve lazım bir günah keçisiyim. Benimle tüm ağırlıklarınızdan kurtulursunuz. Nasıl mı? E vicdan yüklerinizi devretmek ve kuşlar gibi özgür olmak için her yerde beni aramıyor musunuz zaten. Atın üzerime, hafifleyin.. Ve gece rahat bir uyku çekin :!
Siz hepiniz birer pırlantasınız çünkü. Bu kahpe dünyada sadece ben çamurlaştım..
Ve siz 'kusursuz' insanlar; yol açtığım hiçbirşeyi haketmiyorsunuz.. Niyetleriniz o kadar iyi ve yürekleriniz o kadar lekesiz ki, banyodan henüz çıkmış mis gibi bir bebek poposu kadar tatlı ve masumsunuz hepiniz:) Oysa ben tam bir....... neyse... Allah benim cezamı fena verecek vallahi..

Bir gün sizinle herhangi bir sorun yaşarsak kendinize dönmeyin sakın. Çünkü, tabi ki tek bir hatanız, pürüzünüz yok. Ak birer kaşıksınız her zaman..Valla ben hiç olamam öyle yaw. Ne kadar zor bişey! Bravo sizlere.. Bunca kötü huylu ve art niyetliliğime rağmen bazen imrenmiyor da değilim, ne yalan söyleyeyim.. Ama sonuçta bu benim kendi seçimim. Siz hepiniz nefsinizi yok edip başka mertebelere ulaştınız ve acayip erdemli insanlar oldunuz. Gayretiniz hep sevaplar üzerine.. Bir ben fena günahkarım!
Beni de anlayın ama! Empati kurmak zoruma gidiyor. Kim uğraşacak? Özveri ister o işler, -ki o da bende ne gezer...

Ben kendimi sizler kadar iyi ifade etmeyi de bilmem. Konuşmam da, dinlemem de.. Amaan, zaten nasıl olsa siz her zaman haklısınız! Bırakın, içimde kalsın öyle. İçerde yerim kalmadıysa, havada kalır. Hem öylesi daha havalı ;)

Ve tabi ki; - artık bunu da söylememe gerek bile yok sanırım ama -  dünyanın bütün yalanlarını da sadece ben söyledim! Tahmin ettiğiniz gibi.. Dolayısıyla; siz zaten her zaman doğrunun ve haklının yanındaydınız. Sakın ötesini sorgulamayın bile, vallahi darılırım! Yüzde yüz benim o.. 
Ya da; kedidir kedi :P

***

Siz derin düşünüp, derin yaşayıp, duyarlılık, sağduyu falan gibi manevi değerlerinizle takıladurun öyle. Ben her zaman yüzeysel kalacağım. Gerisini de anlamam. Siz de beni anlamazsınız. Malum hep yanlış, hep kötü ve vefasızım.. Sizler ise; kusursuz! 

Başarılarınızın devamını dilerim...

NeclaK 






1 yorum: