22 Kasım 2013 Cuma

#çareşükür ya da #şükrü :)



Blog yazma konusunda istikrarlı olmak, o bloğu yazmaktan daha zor.. 7 aydır bir türlü konsantre olup söyle 2 satır ekleyemedim buralara..Ve dört gözle yazmamı bekleyen milyonlarca takipçim meraktan ölmüştür diye düşünerek bugün aldım sazı elime:) Şaka bir yana, bari bi 100-150 kişilik bi kitlem falan olaydı, eyiydi. O bile yok. İyi bir 'Kitle Kiralama Şirketi' var mı bildiğiniz?:P

'Söz uçar yazı kalır' demişler. Ölürsem falan eş-dost okur da beni anar belki.Ya da 'ohh be, gitti de kurtulduk la' derler, bilemem:)) Neyse, yazalım açılalım, içelim unutalım...:P

..............................................................................

Aslında ben hayatımı anlatan bir kitap yazmak istiyorum yıllardır.. Ama o işe girişince tahmin ettiğimden daha da zor olduğunu farkettim. Sadece ana başlıkları ve kurguyu belirlemeye çalışırken bile çok zorlandım. Bi de benim hikaye karışık ve trajik biraz. Şimdiye kadar sadece 3-5 cümlelik bi giriş paragrafı yazabilmişliğim var, öyle duygulandım ki son cümleyi toparlamaya çalısırken kucağımda laptopla gözü yaşlı uyuyakalmışım yaw..:/
Yazabilmeyi  becersem kaderi blog gibi olmaz, kitlesi hazır çünkü. Kitabı alana bir de bedava jilet versek, Müslüm Baba'cılara satış garantili yani. O derece ;)

Bir de şöyle bişey var; genelde yaşam öykülerindeki kahramanlar ilk yarıda büyük acılar cekip, ikinci yarıda huzurun dibine vurur, illa bi dönüşüm anı- bi kırılma noktası vardır. Ama ben henüz aydınlık günlere yelken açan bi kırılma göremedim. Beklediğim o dönüşüm ‘bir manyağa dönüşmek’ şeklinde oldu daha çok:P Bi gazinocular kralı falan da çıkmadı yolda karşıma.. (Bazen kendimi Arabesk filmindeki Müjde gibi hissediyorum.) Gerçi bi yandan da yetenekli olup zayii olmak daha da acı olurdu herhalde. Allahtan herhangi bir yeteneğim yok, çok şükür:))
Zaten, hayatımda geçmiş olduğum çeşitli zor ve meşakkatli yollardan sonra vardığım en tatmin edici nokta : ''Bu günüme de şükür, daha kötüsünü de gördüm sonuçta'' kıvamı oldu:) Yani ''Oohh'' diil de daha çok ''Eehh'' dolaylarında..
E ama bu da bişey yani.. Buna da şükür;)

Neyse, belki emekli olduğumda yazarım kitabı. Umarım o zamana kadar aldığım yol, 1 ileri 2 geri kıvamında olmaz şimdiye kadar olduğu gibi.. Veya hayatımdaki en büyük başarım ‘bir işe gitmek zorunda olmadan maaş alabiliyor oluşum’ olmasın lütfenJ Ama naapalım, ona da şükür deriz, sağlık olsun. Tabi o günleri görebilirsem...
..............................................................................


Son yıllarda birçok kişide şöyle bir durum var. İnsanlar özellikle ilişkilere dair kötü giden herşeyde bu çağı suçlayan yazılar yazıyor, çiziyor. Bi tane çok ortada dolaşan yazı var, çoğu kişi bilir. 'Eskiden soba vardı -başında toplanırdık, sıcak sohbetler yapardık, daha fazla birbirimizi arar, hal hatır sorardık.. çok güzel komşulardık..' vb. şeyler söylüyor. Burada bahsedilen sitem bence daha çok insanoğlunda zamanla kaybolan samimiyet,dürüstlük, vicdan ve vefa duygularına..Ama sebep gelişen teknolojiymiş gibi yoruluyor ya, işte ona katılmıyorum. Bi adamın hamuru neyse, al başka yüzyıla koy, aynı adam olacaktır.
Hem şimdi de WhatsApp var, yetmez mi? İletişimin dibi o be, dibi..:P
Ayrıca sizi bilmem de, ben hiiiç özlemiyorum soba falan. Yaşasın kalorifer! O odunu kömürü taşımak, pisliğiyle dumanıyla uğraşmak kolay mı sanıyosunuz? Benimki de dahil olmak üzere o devrin bütün anneleri şu anda ya astım hastası, ya da fıtık..2 kestane pişirip yiycez diye çekilir mi be ya? 3 lira verip satın alırsın. Adı batsın öyle sıcak ilişkilerin:P 
.......................................................................

Bir gerçek de var ki; kimsede 'ana, baba, kardeş, eş/sevgili, çocuk' beşgeninden başka mecralara açılma arzusu ya da öyle bi tasası yok, böyle mutlular.. Bu çatının dışında 2.derece tercih alanları ise; eşli-çifti arkadaşlarla gezmeler, dünürlerde toplanmalar, eltimgiller, kaynımgillerle yemeğe çıkmalar falanBenim gibi sap arkadaşlarla dış dünya aktiviteleri tercihi de 3.sıradaki yerini koruyor:)
İlk üçte olmak da başarı. Çok şükür :) 
Ve bu  şartlarda komşu dediğin, küçük karşılaşma vesileleriyle bi 5-10 yıl içinde yavaş yavaş tanıştığın insanlar topluluğu olarak kalıyor. Diyeceğim o ki; onlara sıra gelemiyo güzel kardeşim.. günler kısa, hayat zor:P

Ben yine de bu şartlara rağmen gezip tozmaktan pek geri de kalmıyorum, dostlarım arasında hala benim gibi evlere sığamayan yalnızlar var..Duble şükür:) Ve bir gün sevgili bulacak ya da evlenecekler diye çok korkuyorum. Umarım ben önce davranırım..hahahaa:))

Görüldüğü gibi, her mevzunun içinde bolca şükür sebebi var ama nihayetinde, benim gibi düşünen (yani; 'ben yalnız mı ölücem ulen' diyen) hemcinslerime son çare bi Şükrü galiba :)   

Dilekleri evrene gönderince de uzaylılar yiyo hep:) Naapsam bilemedim?

Şükre devam.. :)
................................................................................

Ben de isterdim ki buradan sizlere faydalı bilgiler aktarayım, tontirik sosu yatağında az pişmiş zottirik tarifi falan vereyim.. Gel gör ki o yetenekler bana uğramadı malesef. 'Soğanı salçayı kavur, sebzeleri at, al sana yemek' seviyesinden pek yukarı çıkabildiğim söylenemez. Keki-böreği de bilirim de yapmam:P

Ama mideye değil ruha faydalı önerilerim olabilir mesela;) Şöyle ki;

Bu sıra dinlemekten bıkmadığım albüm: Şevval Sam /Tango - Ben bayıldım ama tango sevmeyen de sever bence, çok dinlendirici ve romantik.
Son okuduğum kitap: Ruhi Mücerret (Murat Menteş) - Çok keyifli ve akıcı ilerliyor. Çok sevdim.
Son izlediğim tiyatro oyunu: Son Tango / İst. Devlet Tiyatroları. - ''ne? yine mi tango?'' mu dediniz? Napiim, seviyorum.. :P
Son gittiğim konser: Dün yeni kurulan 24AYAR grubunu dinledim. Barış Manço'nun eski saz arkadaşlarından oluşuyor:) E doğal olarak da Barış abi şarkılarıyla süper bi ziyafetti..Ayrıca, bütün ekiple tanıştım, hepsi çok tatlişko..
Sinema önerisi yapamayacağım,  gitmeyeli aylar oldu çünkü:( İlk fırsatta artık..
Ama mekan önerim olabilir: Cihangir'de Otto Restoran. Sahibi oraların en sugar kadını.. Mekan da aynı onun gibi;)

Kültür-sanat köşesi bile yaptım bi ucundan, daha noolsun:)

O zaman şimdilik hoşçakalın,
Şükürle kalın:)

NeclaK





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder