Hayata dair çok tespitli bi yazı yazayım dedim ama bu konuda söylenecek sözlerin neredeyse tükendiğini farkettim. Ve şimdiye kadar söylenmişlerden daha havalısını bulamadım:) ''Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil'' üzerinden yürüyeyim dedim bi an ama sonra aklıma bunun da karikatürünün yapıldığı geldi, gülmekten yazamadım bişey:) Korkarım yakında Teoman gibi bi buhran geçirip ''yazmayı bırakıyorum'' açıklaması yapacağım. Ama bir gün tekrar dönüş kararı alırsam, bu aynı gidişim gibi olacaktır.Yani, kimsenin haberi olmadan:))
***
Efenim dönelim konumuza. Düşünüyorum düşünüyorum ve aklıma hep şu klasik cümleler geliyor:
Hayat bir tiyatrodur, rolünü oynar gidersin.
Hayat hayallerle gerçekler arasında geçen zamandır.
Hayat sunulmuş bir armağandır.
Hayat sınavdır.
Hayat ottur,
Hayat b.ktur..
(Aslında hepsine katılıyorum ama bence en çok 'f' şıkkı:) )
Bi açıdan da; nefes aldığın süre boyunca 'allahım sabır ver' diye dua edip, sonra da o verdiği sabrın derecesi ne olursa olsun hiç yetemediğini idrak ederek sonuna vardığın bişeydir hayat.. Çünkü hem ''Vay bee, mis gibi dünya, hersey benim için hazırlanmış, harika doğa, bi sürü nimet, ooohh, insan olmak ne havalı şey lan'' diyosun. Hem de her gün o 'insan'lıktan bıkacak, utanacak, başka bi türe dönüşmek isteyecek hisler yaşıyorsun!
Ve hal böyle olunca ben yukardakine en çok şu soruyu soruyorum: ''Hey dostum! Bizim burda ne işimiz var ha!'' (cehenneme gitti!) :)
Sizin anlayacağınız; ben hayata dair kafa yormaktan kafayı kırdım dostlar! Şu sonsuz evrende kapladıgım yerin bir toz zerresi kadar oluşuna bakmayıp boyumdan büyük şeyleri düşünmeye kalktım. Hatayı en başında yaptım yani:) Halbuki ne giriyosun öyle patika yollara, dümdüz git işte! Derdin ne? Hunin mi dar geldi? Hey allaaam yaa.. Ah bu ben! :)
***
Bazen herşey koca bir yanılgı gibi geliyor. Eminim çoğunuz bunu düşünüyordur. (-ki konunun alimleri farklı cümlelerle de olsa olayı genelde bu minvalde açıklıyor) Yani, belki de biz aslında yoğuz! Belki şu anda da başka bi alemdeyiz ve orada uyuyoruz, burada olan biten hersey de gördüğümüz rüyadan (ya da kabus!) ibaret. Bi uyanıcaz; şok şok şok! :)) ''Tüh ulan tam Mango vitrininde %80 indirim yazısını görmüştüm, dükkana doğru koşuyodum'' diycez mesela :P
Bazen de diyorum ki, biz 'iyiler' şu acayip dünyaya barış getirmeye, huzur sağlamaya çalışmaktan vaz mı geçsek? Hatta işleri kolaylaştırmak için bombaların önüne mi atlasak mesela? Ayrıca; biz 'Savaşa Hayır' diyip duruyoruz ama kimsenin savaştığı yok ki zaten. Sadece birtakım grupları aniden ve sinsice öldüren güçler var! Bu da 'savaş' adabına aykırıdır malum. Adı başka bişey bunun..Terör diye adlandırıyoruz kendisini ama daha da başka bişey bence.. Tam ismi bulamıyorum! -ki bulsam ne olacak ?!
***
Sonuç olarak; hayatla ilgili bazı sorularıma kimle konuşsam, kime danışsam, ne okusam, ne dinlesem, ne yana baksam cevap bulamıyorum. Ne içten ne dıştan...Daha doğrusu; ya kısmen buluyorum ya da tamamen buldum sandıklarımın içinde eksik/içime sinemeyen bişeyler kalıyor. Bazen de tam ''haaa, tamaam, anlaadııım. bu bu yüzden, şu şu yüzden'' diyecekken başka bi yeni soru o gelen cevabı da çürütüyor. Böylece dikkatim dağılıyor ve başa dönüyorum. E sonra da başım dönüyor:)
Şimdilik vardığım noktayı tam kelimelere dökemiyorum ama galiba vahim bi yerdeyim. Emin değilim:) Hayırlısı..
***
Şu hayatta niye varız tam bilemiyorum ama insanoğlunun kendini çok fazla önemsiyor oluşuna, başkalarını göz göre göre aptal yerine koymasına, türlü kurnazlık ve hinliklerle diğerlerinin zaaflarından yararlanmasına, herşeyi kendi lehine çevirmeye çalışmasına kendimi bildim bileli gıcık olduğumu biliyorum. Gerçi artık 'gülünç buluyorum' da diyebilirim. 'Sen naaparsan yap, iplerin başkasında, çakmadın mı hala durumu?' diyesim geliyor onlara. 'Bi karış toprağa giricen, o toprağa da kediler işiycek, o yere indiremediğin burnunu da böcekler yiycek!':))
'Varoluş, yokoluş ve bunların sebepleri'ne dair herseyi yukarlarda belirttiğimden anlaşıldığı üzere sorgulamaya ve okumaya hep devam ediyorum. Ve sanırım ben biticem, o süreç hiç bitmeyecek.. Eh, derdimiz bu olsun. Sorgulayabilen bir aklımız oluşuna şükür;)
Daha da ilaveler yapasım vardı aslında ama 'söylesem tesiri yok' diye burada bitiriyorum:)
***
Son söz:
Önemli olan iç huzur. Her şeyin başı da su:)
Sevgiler..
NeclaK

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder