Henüz 30 yaşındayken intihar eden Amerikalı bir yazar şöyle demiş : "Kimseden bir şey bekleme. Böylece asla hayal kırıklığı yaşamazsın.." Bu, mutlu olmanın yolu mudur bilmem ama mutsuz olmamak için çok önemli bir koşul kesinlikle..Hatta belki de, hayatta kalabilmek için..!
Kimseden vicdanlı olmasını bekleme.. Kimseden hislerini anlamasını bekleme.. (anlamaya çalışmasını da!) Adil olmasını bekleme.. Hele de yalan söylememesini, her koşulda dürüst davranmasını hiç bekleme..!
Bir yakınım bana bir sohbetimiz sırasında şöyle dedi: ''İnsanları yanlışlarıyla yüzleştirmeye çalıştığında sadece senden soğurlar ve sen haklı da olsan biraraya geldiklerinde bu konuda birbirlerini desteklerler!'' Sustum... Haklıydı... Çünkü, bir felsefe hocasının da dediği gibi; ''Bu dünyada işler böyle yürür, gerçek kimsenin işine gelmez.''...
Ve, herkes tercihini yaşar derler ya, bazen de başkasının tercihini mecburen sen yaşarsın.Yakınlar, uzak olur...
***
Ben kendimi bildim bileli adil olanı savundum, adil olanın yanında yer aldım. Yanlış yaptığımda telafiden gocunmadım. Egomu öne almadım, alana prim verenden olmadım. Ama büyük bir yanılgıdır ki, yaşamımdaki herkesin de böyle davranmasını bekledim, istedim, hatta bazısına çok ısrarcı oldum..Çünkü bence; hak kavramı, yani hakkını verme/hakkını yememe durumları, insanın içindeki vicdan duygusunun yoğunluğuyla paralel ilerler. O ısrarım hep bu yüzdendi. Vicdanına inandığım kimseye adil olmayan davranışı hiç yakıştıramadığımdan, konduramadığımdandı.. Bu sebeple gayet can sıkıcı (!) biri olup, çevremdekilere de bunu farkettirme mücadelesine giriştim. Ve bu mücadeleden epey zararlı çıktım..
Eski Türk filmi söylemlerindeki gibi; 'benim de kırılan bir kalbim ve herkes gibi bir gururum' olduğunun unutulduğu çok oldu. Beraberinde de derin üzüntülerim.. Ve o filmlerdeki en bilinen replikteki gibidir bazı hikayelerim: ''Bu da mı gol değil hakim bey?''
***
Nihayetinde, o yazarın da dediği gibi, hayal kırıklıklarıyla dolu bir yaşamım oldu. Çünkü bu düzenle başa çıkamıyorum. Elimden geleni yapıyorum. Yani; başa çıkmamamış bu halimden hoşnut olmayanın artık canını sıkmıyorum, siliniyorum..
Kendimi hep inandığım, son sözü söyleyecek olan 'İlahi Adalet'e teslim ettim. O'na doğru gidiyorum...
'' Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, adaleti ayakta tutun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.'' Nisa Suresi, 135
NeclaK
Bir yakınım bana bir sohbetimiz sırasında şöyle dedi: ''İnsanları yanlışlarıyla yüzleştirmeye çalıştığında sadece senden soğurlar ve sen haklı da olsan biraraya geldiklerinde bu konuda birbirlerini desteklerler!'' Sustum... Haklıydı... Çünkü, bir felsefe hocasının da dediği gibi; ''Bu dünyada işler böyle yürür, gerçek kimsenin işine gelmez.''...
Ve, herkes tercihini yaşar derler ya, bazen de başkasının tercihini mecburen sen yaşarsın.Yakınlar, uzak olur...
Ben kendimi bildim bileli adil olanı savundum, adil olanın yanında yer aldım. Yanlış yaptığımda telafiden gocunmadım. Egomu öne almadım, alana prim verenden olmadım. Ama büyük bir yanılgıdır ki, yaşamımdaki herkesin de böyle davranmasını bekledim, istedim, hatta bazısına çok ısrarcı oldum..Çünkü bence; hak kavramı, yani hakkını verme/hakkını yememe durumları, insanın içindeki vicdan duygusunun yoğunluğuyla paralel ilerler. O ısrarım hep bu yüzdendi. Vicdanına inandığım kimseye adil olmayan davranışı hiç yakıştıramadığımdan, konduramadığımdandı.. Bu sebeple gayet can sıkıcı (!) biri olup, çevremdekilere de bunu farkettirme mücadelesine giriştim. Ve bu mücadeleden epey zararlı çıktım..
Eski Türk filmi söylemlerindeki gibi; 'benim de kırılan bir kalbim ve herkes gibi bir gururum' olduğunun unutulduğu çok oldu. Beraberinde de derin üzüntülerim.. Ve o filmlerdeki en bilinen replikteki gibidir bazı hikayelerim: ''Bu da mı gol değil hakim bey?''
***
Nihayetinde, o yazarın da dediği gibi, hayal kırıklıklarıyla dolu bir yaşamım oldu. Çünkü bu düzenle başa çıkamıyorum. Elimden geleni yapıyorum. Yani; başa çıkmamamış bu halimden hoşnut olmayanın artık canını sıkmıyorum, siliniyorum..
Kendimi hep inandığım, son sözü söyleyecek olan 'İlahi Adalet'e teslim ettim. O'na doğru gidiyorum...
'' Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, adaleti ayakta tutun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.'' Nisa Suresi, 135
NeclaK

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder