1 Eylül 2014 Pazartesi
1 Eylül günlüğü:)
Şarkılara, şiirlere en çok konu olan, huzurla hüznü aynı anda yaşatan, ardından gelecek olan kışa rağmen her gelişinde içime nedensiz umut tohumları eken, sarartıp kurutacağı yapraklara rağmen hep sanki 'büyülü bir aşk' yeşertecekmiş gibi hissettiğim hazan mevsimi bugün başladı..
Onu, uzun yıllar sonra ilk kez bir yazımı Bozcaada'ya gidemeden geçirmiş olmanın verdiği burukluğumla karşılıyorum:( Bu sebepten eksik kalmış hissetsem de yine de; hoşgelmiş en sevdiğim ay, hoşgelmiş doğduğum mevsim olan tatlı Sonbahar... Ve artık lütfen; hayatıma HoşgelSİN daha mutlu, daha sabırlı günler, sevgi ve sadakat dolu yürekler..!
Haydi llililili yaarr :))
***
Dikkat ettim de, biz insancıklar nedense bir döngünün başlangıç günlerinde evrene daha çok dilekler ve pozitif enerjiler gönderiyoruz. Hani şu karma,çakra,makra tarzı felsefe akımlarındaki o gösterip de vermeyen cinsten olan, gönderip geri alamadığımız, uzaylıların yediği o enerjilerden:)
Şaka bir yana, bu gerçekten hep böyle olmuştur. Her türlü zaman diliminin 'ilk' gününde herkes kendi inandığı şekilde daha fazla isteklerde bulunuyor. Mesela, ramazan ayındaki o manevi odaklanmanın en yoğun halini 'ilk' günlerinde yaşarız en çok ve tüm diğer günlerine nazaran daha çok dua ederiz. Yeni bir ay ya da yıl başlar, hepimiz tüm beklenti ve umutlarımızı 'ilk' gününde dile dökeriz bol bol..Veya en basitinden, her Pazartesi 'iyi haftalar' iletileri yazarız sosyal medyada..
Bunlar dilimize ve alışkanlıklarımıza bilinçsizce yerleşmiş şeyler midir, yoksa gerçekten o günlerde yenileniyor muyuz, bazı kapılar mı açılıyor bizlere? bilemedim? 'Yeni bir aya/haftaya geçmek' dediğimiz takvimde bir yapraktan ibaret sonuçta.. akan zamanın bir sonraki günü ve gecesi.. O halde neden ekstra anlamlar yükleriz ki? Mistik bir durumu mu var acaba? Haftanın 'ilk' günü. Mevsimin 'ilk' günü. Günün 'ilk' saati.. vs..vs..
Anlayacağınız; yine kafamda deli sorular var:) Ne yapayım? Biriyle bu tip şeyler konuşmaya kalkışınca bana deli diyorlar sonra. 'Başka derdin mi yok' diyorlar. Ben de buralara yazarak deşarj oluyorum işte.. Yalnızlık zor zanaat biliyonuz mu? Boş vakit de bol oluyo. Akvaryumdaki balıkla muhabbete kadar vardırabiliyor insanı! Allah düşmanıma vermesin:))
***
Ama tabi benim de -sebebini bilemesem de- o 'ilk' lerden biri olan bu 1 Eylül ve başlayan Sonbahar'a dair içimden geçen yoğun dileklerim var:
Artık üzücü kayıpların olmadığı, kimsenin arkasında durmayacağı sözler vermediği/eylemlerde bulunmadığı, özellikle duygusal zaaflardan yaralamadığı, sevdiklerimin terkedip gitmediği, gidenin geri döndüğü ve dostun dosta yalan söylemediği bir yaşamın başlangıcı olsun bugün, bu an..!
Tabi her zaman önce kendimin ve sevdiklerimin sağlığına/rızkına sonsuz şükürler.. Ve Allah'ın yeryüzündeki birçoklarına nazaran bana daha fazlasını bahşettiğini hissettiğim bazı vasıflar için ise ekstra teşekkürler:) Her 'artık tükendi' dediğimde yeniden içimden bir yerden ortaya çıkan gücüm, o güçle külden kora dönüşebildiğim tüm zamanlarım, bana, sevdiğimi de, kızdığımı da gocunmadan, karşılık hesaplamadan söyleten cesaretim, her daim sağlam vicdanım...
***
1 Eylül biliyorsunuz ki aynı zamanda Dünya Barış Günü. Fakat dünyanın haline bakınca kutlamak değil ağlamak geliyor içlerimizden malesef.. Ben, dünyada bu hale sebep olan ve sürdürenlerin uyguladıkları salt menfaat üzerine kurulu politikalarının değişeceğine inanamıyorum pek ama belki gelecek nesiller ya daha bilinçli olmaktan ya da artık bu gidişten bıktığından dolayı barış filizini en azından biraz olsun yeşertecektir... Umarım...!
Tabi bireysel manada evrensel olana nazaran her zaman daha fazla 'Umut' var içimde. En azından bir 'tık' üstünde yani:) Fakat sorun şu ki; zaman kimseyi beklemiyor..! Nietzsche'nin dediği gibi:
''Öyle bir hayat yaşadım ki ,
son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım !''
Bazen birinin yaşamına varlığımız gerekir, bazen küçük birkaç dokunuşumuz, bazen tek bir sözümüz.. Her hangisi ise, geç olmadan hayata geçirelim ve bu vesileyle verdiğimiz huzur ve güvenin hazzını paylaşalım.. Yani; gelin birbirimize umut olalım:)
Sevgiler,
Polyanna:)
NeclaK
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder