Bazı kitaplar insana Orhan Pamuk'un ''Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti'' ile başlayan satırlarındaki hissi verebiliyor gerçekten. Bütün hayatını birden değiştirmese de, bu değişim için önemli adımlar atmamızı sağlayabiliyor. Daha fazla sorgulatıyor. Hayatın rutininden sıyrılıp bir amacın, bir kavramın ya da bir sorunun peşine düşmenizi sağlayabiliyor. Yani bir nevi; yaşamınızın içinde yeni bir yolculuk başlatabiliyor..
Kendini biraz daha keşfetme, yaşamda ne aradığın, nerede olduğun, nereye varmak istediğine dair farkındalıklarının çoğalması, zaten bildiğin ama koşullar gereği uygulamada zorlandığın ''hayat=sabır'' denklemini daha fazla özümsediğin, yönünü belirlediğin bir hale büründürebiliyor. Ufkunu açıyor. Yaşamın sıradanlığına ve yüzeyselliğine kapılıp gitmenizi engelleyip, etrafa boş gözlerle değil gönül gözüyle bakmanızı sağlayabiliyor.
Ben de bu derece yüreğime dokunan birkaç kitap okudum..Onlar (ve tabi tüm diğer okuduklarım) bana birçok şey kattılar ama en çok da, sabit bir "Doğru" ya da "Gerçek" olmadığını, bunun fazlasıyla göreceli olduğunu farkettirdiler ve hayat kalitemizi daha fazla maddi değerle ya da edindiğimiz statülerle değil, ancak ruhumuzu zenginleştirerek yükseltebildiğimizi..!
Tabi ki bunları bazen bizzat yaşayarak, bazen etrafta gözlemleyerek, yani; direk ya da dolaylı yoldan tecrübe ederek öğrendim daha çok. Ama okuyarak canlı tuttum, pekiştirdim, algımı geliştirdim.
***
Bence, çok boş beleş olmadığı sürece her kitap insana bir şey verir. Yeter ki almayı bilelim. Buna açık olalım..! Ama dediğim gibi; bazı kitaplar (kişinin algısına göre) gönlünde ekstra özel bir yer alır..Birkaç yılda bir tekrar tekrar okunur onlar..Yeni başka açılar kazandırıp yaşam yönünü değiştirmenize/geliştirmenize/belirlemenize çok çok yardımcı olabilir..O yüzden onların kıymetini daha da çok bilmeli..
***
Son okuduğum kitapta şöyle bir cümle vardı: ''Ağacı görmeyen göz ağaçtaki kuşu nasıl görsün??'' Yani diyor ki; kuşlar sapanla vurulmasın, penguenler ölmesin, peace in the world :)) Böyle de derinleşirim işte ;)
Kendisinden pek hazetmesem de Recep İvedik karakterinin gülünç bulduğum bir kütüphane sahnesi vardır. Oradaki görevli Recep'e ''Nasıl bir kitap isterdiniz?'' diyor, O'da ''Okumalık'' diye cevap veriyor:)
Hiç okumayanlar en azından bu seviyeden başlasınlar bence:)
Tüm yazarlara selam olsun:)
Sevgiler,
NeclaK
* Tabi bu yazımda değinmeden geçemeyeceğim bir yer var: ''Saadet Kütüphanesi'' :)
Hiç kitapçıları dolaşıp ne okusam, hangisi iyidir, hangisi kötüdür diye uğraşmıyorum. O, tüm dünya çapında bu tip araştırmaları yapıyor, yüksek öngörüsü, zekası, donanımı (ve belki de Akrep burcunun keskin hisleriyle:D) en güzellerini alıp kitaplığına diziyor ve bu nimetten beni de ücretsiz ve süresiz yararlandırıyor..Hiç de boş yok içlerinde valla.. Hayatım boyunca okuduklarımın en az %70'i ordandı. Bundan dolayı çok mutlu ve şanslıyım..
Allah razı olsun senden canım ablacığım. Seni seviyorum. İdolümsün:)
***
Bence, çok boş beleş olmadığı sürece her kitap insana bir şey verir. Yeter ki almayı bilelim. Buna açık olalım..! Ama dediğim gibi; bazı kitaplar (kişinin algısına göre) gönlünde ekstra özel bir yer alır..Birkaç yılda bir tekrar tekrar okunur onlar..Yeni başka açılar kazandırıp yaşam yönünü değiştirmenize/geliştirmenize/belirlemenize çok çok yardımcı olabilir..O yüzden onların kıymetini daha da çok bilmeli..
Bir arkadaşımın burda söylemek istediğimi anlatan bir yazısı vardı. Yazı; kavramların altını doldurmanın, konuştuğumuz/düşündüğümüz gibi yaşamanın zor bir şey olduğu üzerineydi.. ''Mevlana'dan Şems'den ya da benzer başka bir önemli zattan bazı cümleleri okuyup, akustiğini beğenip sık sık paylaşıyoruz fakat zamanımızı onların içini dolduramadan boş boş yaşamakla geçiriyoruz'' gibi birşeydi.. Çok beğenmiştim.
***
Son okuduğum kitapta şöyle bir cümle vardı: ''Ağacı görmeyen göz ağaçtaki kuşu nasıl görsün??'' Yani diyor ki; kuşlar sapanla vurulmasın, penguenler ölmesin, peace in the world :)) Böyle de derinleşirim işte ;)
Kendisinden pek hazetmesem de Recep İvedik karakterinin gülünç bulduğum bir kütüphane sahnesi vardır. Oradaki görevli Recep'e ''Nasıl bir kitap isterdiniz?'' diyor, O'da ''Okumalık'' diye cevap veriyor:)
Hiç okumayanlar en azından bu seviyeden başlasınlar bence:)
Tüm yazarlara selam olsun:)
Sevgiler,
NeclaK
* Tabi bu yazımda değinmeden geçemeyeceğim bir yer var: ''Saadet Kütüphanesi'' :)
Hiç kitapçıları dolaşıp ne okusam, hangisi iyidir, hangisi kötüdür diye uğraşmıyorum. O, tüm dünya çapında bu tip araştırmaları yapıyor, yüksek öngörüsü, zekası, donanımı (ve belki de Akrep burcunun keskin hisleriyle:D) en güzellerini alıp kitaplığına diziyor ve bu nimetten beni de ücretsiz ve süresiz yararlandırıyor..Hiç de boş yok içlerinde valla.. Hayatım boyunca okuduklarımın en az %70'i ordandı. Bundan dolayı çok mutlu ve şanslıyım..
Allah razı olsun senden canım ablacığım. Seni seviyorum. İdolümsün:)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder